Mesele Suriye Değil Güçlü Ulus Devletler

Suriye Rejimi, yılların yıpranmışlığına ve emperyalizmin bütün gücüyle topraklarına çullanmasına rağmen her biri başka bir batılı devletin beslediği terör gruplarına karşı üstünlüğü ele geçirmişti. IŞID’tan Nusra’ya kadar nerdeyse her terör gurubuna karşı başarıyla yürütülen operasyonlar terör gruplarının sahiplerini zor duruma düşürmüş olacak ki “kimyasal silah kullanımı iddiası” üzerinden ABD, rejim güçlerinin bir askeri üssünü füzelerle vurdu.
Bu haber 2017-04-11 11:21:32 eklenmiş ve 493 kez görüntülenmiştir.

Mesele Suriye Değil Güçlü Ulus Devletler

Suriye Rejimi, yılların yıpranmışlığına ve emperyalizmin bütün gücüyle topraklarına çullanmasına rağmen her biri başka bir batılı devletin beslediği terör gruplarına karşı üstünlüğü ele geçirmişti. IŞID’tan Nusra’ya kadar nerdeyse her terör gurubuna karşı başarıyla yürütülen operasyonlar terör gruplarının sahiplerini zor duruma düşürmüş olacak ki “kimyasal silah kullanımı iddiası” üzerinden ABD, rejim güçlerinin bir askeri üssünü füzelerle vurdu.

İşin ilginç yanı “kimyasal saldırının” Suriye Devleti tarafından yapıldığına dair ortada “güçlü bir kanıtın” olmaması... Zaten emperyalizmin dünya kamuoyunu nasıl yönlendirebildiğini bilen bir devletin “kimyasal silah” kullanması da akla, mantığa uygun değil. 2003 yılında Irak’a aynı gerekçeyle giren ABD gerçeği ortadayken Obama döneminde yine benzer iddialar sebebiyle büyük bir kampanya başlatılmışken Suriye Rejimine bağlı kuvvetlerin böyle bir saldırı yapmasına ihtimal vermek zor. Hele hele

Suriye Rejimin envanterinde bulunan kimyasal silahları 2012’den beri Rusya ve BM nezdinde envanterinden çıkardığı da bilindiğine göre geriye sadece emperyalizmin “bahane” aradığı seçeneği kalıyor.

Zaten istihbarat örgütlerinin ve özel kuvvetlerin imkân-kabiliyetleri düşünüldüğünde böyle olayları planlamak devletler için çocuk oyuncağı! Hatırlarsanız bir ara Türkiye’den de birileri Suriye’den doğru 7-8 füze attırıp savaş çıkarmaktan bahsediyordu!

Görünen o ki Suriye’de yapılan da benzer bir şey. Emperyalizm, birkaç adamını gönderip birkaç bomba patlattırmış ve daha havadaki toz yere inmeden büyük bir medya kampanyasıyla beraber füzeleri de kritik öneme sahip Şayrat Meydanı ve Hava Üssü’ne yağdırmaya başlamış.

Ancak meseleyi sadece “kimyasal silah kullanımı ve ABD’nin birkaç füzesi” şeklinde yorumlayamayız. ABD’nin tavrı, soğuk savaş döneminin sona ermesinden beri devam eden Balkanlaştırma ve Lübnanlaştırma politikasının

aralıksız devam ettiğinin işareti. Bu anlamda ABD, Suriye Rejiminin ülkenin birliğini korumasını ve mevzi kazanmasını kendi bölgesel çıkarlarına ve ulus devletleri ufalama politikasına bir meydan okuma olarak görüyor. Sahada kullandığı IŞID, YPG, Nusra gibi terör grupları yeterince başarılı olamadığı için de “doğrudan müdahale” yöntemini seçmiş bulunuyor. Fakat Suriye’yi Irak’tan, Türkiye’den ve İran’dan ayrı düşünmek de mümkün değil.

ABD’nin Suriye’ye çullanması aslında Irak’ın bölünmesine ve sözde bir Kürt Devletinin tarihi Türkmen şehirlerini de içine alacak şekilde kurulmasına onay vermek demek. Irak’ı 3’e bölen ABD, Suriye’yi de en az 3’e bölerse sıra Türkiye’ye ve İran’a gelmiş olacak. Zira mesele Suriye meselesi değil. Mesele ABD’nin bu bölgede “güçlü ulus devlet istememesi”. Mesele emperyalizmin aynı zamanda en büyük ulusal direniş merkezi olarak gördüğü “ulus devleti” etnik, mezhepsel ve dilsel farklılıklar üzerinden parçalara ayırma ve direniş gücünü kırma meselesi.

O halde AKP’nin ve yandaşlarının ABD’nin saldırısından hemen sonra “savaş çığırtkanlığına” başlaması Türkiye’nin milli çıkarları ve bekası için yapılabilecek en büyük hatadır. AKP, dünyanın ve Türkiye’nin gittiği yeri görmemektedir. Türkiye’nin birliğinin bölgedeki “ulus devletlerin” bölünmesine hayır demekten geçtiğini anlamak istememektedir.

İşte Türkiye için en büyük tehlike budur. O halde kaybedecek tek bir saniye bile yoktur. Türkiye’nin Iraklaşmaması ve Suriye gibi kana ve gözyaşına teslim olmaması için tüm gayrimilli politikalara “hayır” demekten başka şansımız yok. Bu yüzden 16 Nisan iyi bir şans. O gün yepyeni bir başlangıç için 80 milyon kere hayır demek her vatanseverin vazifesi olmalı. Türkiye’yi ve tüm bölgeyi kurtarmanın yolu “hayırla” başlar. Bir “hayır” hem Türkiye’ye bir şans verir hem de bölgede oluk oluk akan Müslüman kanını durdurur. Bugün için öncelikli vazifemiz de budur!

ETİKETLER : UYARI Sitemizde yayınlanan ve kaynağı sitemize ait olan haberler kaynak belirtmek ve bağlantı eklemek koşuluyla başka sitelerde yayınlanabilir. Kaynak belirtmeyen ve bağlantı eklemeyen yayıncılar hakkında hukuki haklarımızı
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Duyuru haberleri
Facebook'ta Bizi Takip Edin.

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR


Arşiv Arama
- -
Anket
Radyo Haber Sitemizi Nasıl Buldunuz
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü








Gazi45Radyosu
Sitemizde yayınlanan ve kaynağı sitemize ait olan haberler, kaynak belirtmek ve bağlantı eklemek koşuluyla başka sitelerde yayınlanabilir. Kaynak belirtmeyen ve bağlantı eklemeyen yayıncılar hakkında hukuki haklarımızı kullanacağımızı saygıyla duyururuz.
© Copyright 2018 Gazi45Radyosu. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi 45 radyosu haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Beşiktaş
Galatasaray
Fenerbahçe
Trabzon spor
Bursa spor
SİYASET
Adalet Bakanlığı
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
EĞİTİM
E-Devlet
M.E.B.
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat
Botoks Adana Meme Büyütme Lazer Epilasyon İstanbul Lazer Epilasyon Basur Tedavisi Ankara Botoks