Gazi Hüseyin Özlük: Vatan her daim sizlere minnettardır

Ülkemizin geçmiş tarihine bakıldığında vatan mücadelesi için ciddi kayıpların olduğu görülmektedir. Birçok genç vatandaşımız daha hayatlarının baharında canını kaybetmiş ya da vücutlarına aldıkları darbe ile yaşamlarını daha önce hayal bile etmedikleri bir şekilde sürdürmek zorunda kalmıştır.
Bu haber 2018-02-04 21:50:58 eklenmiş ve 707 kez görüntülenmiştir.

Gazi Hüseyin Özlük: Vatan her daim sizlere minnettardır



Ülkemizin geçmiş tarihine bakıldığında vatan mücadelesi için ciddi kayıpların olduğu görülmektedir. Birçok genç vatandaşımız daha hayatlarının baharında canını kaybetmiş ya da vücutlarına aldıkları darbe ile yaşamlarını daha önce hayal bile etmedikleri bir şekilde sürdürmek zorunda kalmıştır.

Şehitlik ve gazilik kavramları, yaşadığımız toplum için ayrı bir önem taşımaktadır. İslam dinine göre şehit ve gazilik kavramların önemi "De ki: Bize iki iyilikten, gazilik ve şehitlikten başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz?” ayetiyle açıklanmıştır.

Kanunlarımız da şehitlik tanımının yanı sıra, muharip ve harp malulü gazileri tanımı da yapılmıştır. Bu tanımların yanı sıra, Türk halkı için şehitler, başkasının çocukları yetim kalmasın diye kendi öz çocuklarını yetim bırakan ebediyete intikal etmiş kahramanlardır. Gaziler ise başka babalar çocuklarını sevebilsin diye ellerini, çocuklarıyla koşup oynayabilsin diye bacaklarını, aydınlık içinde evine ekmek götürebilsin diye gözlerini ülkesine feda eden genç fidanlardır.

İşte genç fidanlardan biri.

Ferhat Bedir, 1992 yılında Van- Erciş ’de doğmuş. Vatani görevini yaptıktan sonra 2015 yılında uzman çavuş olarak Şırnak-Cizre’ye gitmiş. Hendek olaylarında defalarca çatışmalara katılmış. 10 Aralık 2015 tarihinde girdiği çatışmada vücudunun çeşitli yerlerine 5 adet kurşun isabet etmiş. O akşamı, titreyen sesiyle şöyle anlatıyor:

“Birliğimiz Cudi Mahallesinde iki katlı bir okulda konuşlanmıştı. Hendeklere gündüz girdiğimizden, gece emniyet pusularına görevlendiriliyorduk. Bölük komutanımız biksi ve yardımcılarının, pusu yerlerine gitmesini emretti. Hazırlandık. Yola çıkarken bölük komutanımız Yüzbaşı Özay Dörttepe, yeni gelen Abdullah arkadaşımızı bana emanet etti. Kısa sürede mevzilere ulaştık. Mevziler yan yana olmasına rağmen derin olduklarından birbirlerini görmüyor ve irtibat çok güç sağlanıyordu. Mevziiye yerleştikten hayli süre sonra karnımız acıktı. Torbamızdaki ekmek ve suyla karnımızı doyurduk. Cuma günüydü. Cuma namazını kılamadık diye hayıflanıp duruyorduk. Saat 9 olmuştu. Gökyüzünde dolunay vardı. Sol kolumun hizasından bir cayırtı sesi geldi. O yana bakmamla, sol kulağımın üstüne, çelik miğferin hemen altına isabet aldım. Kurşun kulak arkamı 4 cm delip çıktı. İlk kurşunu yer yemez, kendimi köşeye attım. Köşeye atana kadar sırtımdan, sağ ve sol bacağımdan isabet aldım. Toplam da 5 yerimden vuruldum. Mevzide 3 kişiydik. Arkadaşım Uzman Çavuş Mehmet ile korucuda kollarından yaralanmışlardı. Mehmet devrem şoktaydı. Bana emanet edilen Abdullah yan mevziiye geçtiği için yaralanmamıştı. Çok sevinmiştim. Telsizimiz isabet aldığından kimselere haber veremiyorduk. Yan mevzide bulunan arkadaşlarımız bize “bir şeyiniz var mı?” diye bağırıyorlardı. Ben “üçümüz de yaralıyız. Bizi hemen buradan çıkartın” diye bağırdım. Ateşin yoğunluğundan yanımıza gelemiyorlardı. Baktım olacak gibi değil bandanamı çıkararak yaralı bacaklarımı sardım. Beremi kulağımın arkasına sıkıca kapattım. Kanım çekiliyor gibi oldu. Öleceğim diye düşündüm. Belki bir daha fırsat bulamam diye şehadet getirdim. O anlarda annem ve babam aklıma geldi. Evimin önüne Jandarmadan bir arabanın geldiğini ve sevdiklerime acı haberi vermeye çalıştıklarını düşündüm. Evimin her tarafı bayraklarla donatılacaktı. Annem ve babamın acı haykırışlarını duyar gibiydim. Herhalde ölüyorum diye düşündüm. Yan mevzideki arkadaşlara üç kez bağırdığımı hatırlıyorum. Kendimden geçmişim.

Çeneme inen bir darbe ile kendime geldim. Gözlerim kapalıydı. Sadece arkadaşlarımın bağrışma seslerini duyuyordum. Bölük komutanımızın sesini duydum. Bağırmayın, her şey geçti, Teröristleri püskürttük diyordu. Sıhhiye olan Müslüm Uzman komutanımız iyice uyanabilmem için beni sarsmaya başladı. Gözlerimi güçlükle açabildim. Çok susamıştım. Su istedim. Müslüm Uzmanımız, su verirse kanamanın artacağını söyleyerek sadece dudaklarımı ıslattı. O an bir damacana su olsa içerdim. Bu arada çatışma bitmiş, ambulans gelmişti. Beni sedyeye kaldırmaya uğraşıyorlardı. İlk denemelerinde, çok canım yandığından avazım çıktığı kadar Allah diye bağırdım. Hemen geri yere koydular. Orada bulunanlara ben ne kadar bağırırsam bağırayım kulaklarınızı tıkayın ve sedyeye koyun dedim, çünkü çok kan kaybediyordum. Ambulans kısa sürede Cizre Tank Taburu’na ulaştı. Kan vereceklerdi. Benim kan gurubum 0 RH+ olduğundan çok az bulunuyordu. Araştırmalar sonucu sadece Bölük komutanımızda uyumlu kan bulunabilmişti. Bir ünite kan veren bölük komutanımız, ikinci üniteyi de vermek istese de, bölük komutanımızın tekrar göreve çıkacağından, daha fazla kan almadılar. Yapılan bu ilk müdahaleden sonra helikopterle, Şırnak Tümeninde bulunan hastaneye getirdiler. Baygın halde ne kadar yattığımı bilmiyorum. Kendime ilk geldiğimde, kan kusmaya başladım. Bacaklarımı hissetmiyordum. Yanıma gelen doktora bacaklarımın durumunu sordum. Bacaklarımda his olmamasına rağmen kasabiliyordum. Doktor ‘‘Senin yaşaman bir mucize, Allah seni sevdiklerine bağışlamış.’’ dedi. Aileme haber verilmemesini söyledim. Ankara’ya gidip toparlanınca kendim haber verecektim.”

Ferhat Bedir, Ankara’ya geldiğinde ailesine haber verdiğini, yaralandığı ilk günden itibaren anne ve babasının psikolojilerini bozmamak adına çektiği sıkıntıları belli etmemeye çalıştığını söylüyor.  Ankara GATA’da 1 yıl kadar tedavi gören Ferhat Bedir, Sakarya Devlet Hastanesi’nde tedavisine devam ettiğini söylüyor.  Bir yılın sonunda bu hastaneden aldığı, TSK’da görev yapamaz raporunu SGK’ya göndermiş. SGK’dan olumsuz netice gelmiş.

İki yıl boyunca çektiği sıkıntı ve bunalımların yanı sıra kendine yeni bir düzen kurup evlenen ve yakında ikiz çocuk sahibi olacağını söyleyen Ferhat Bedir, yıkılmış durumda.
 
İnançlarımıza ve anlayışımıza göre gazilik er meydanında olur. Kahramanlar bu meydanda çarpışarak hayatlarını kaybedince şehit yaralanınca gazi olurlar. Oysa birilerine göre Gazilik er meydanında çarpışarak değil meclis meydanında kararname ile elde edilir. Güneydoğu, Irak, Suriye gibi yerlere gitmeye ve oralarda can vermeye ne hacet.
Güneydoğu’da canını hiçe sayarak görev yapan askerlerimizin gazi unvanını alabilmesi için teröristlerle çatışmaya girmesi, bu çatışmanın etki ve tesiriyle yaralanması, bu da yetmiyor; kalıcı bir sakatlığının olması gerekiyor. Her ne kadar Ferhat Bedir gibi vatan evlatları, et ve kemiklerini topraklarımızın her metre karesine serdikleri hal de gazi sayılmasalar da bizim nazarımızda gazi nişanelerini göğüslerinin tam orta yerine takmışlardır. Vatan her daim sizlere minnettardır. 
Kayna:haberayyıldız.com
 
ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Dernek Faliyetleri haberleri
Facebook'ta Bizi Takip Edin.

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR


Arşiv Arama
- -
Anket
Radyo Haber Sitemizi Nasıl Buldunuz
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü








Gazi45Radyosu
Sitemizde yayınlanan ve kaynağı sitemize ait olan haberler, kaynak belirtmek ve bağlantı eklemek koşuluyla başka sitelerde yayınlanabilir. Kaynak belirtmeyen ve bağlantı eklemeyen yayıncılar hakkında hukuki haklarımızı kullanacağımızı saygıyla duyururuz.
© Copyright 2018 Gazi45Radyosu. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi 45 radyosu haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Beşiktaş
Galatasaray
Fenerbahçe
Trabzon spor
Bursa spor
SİYASET
Adalet Bakanlığı
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
EĞİTİM
E-Devlet
M.E.B.
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat
Botoks Adana Meme Büyütme Lazer Epilasyon İstanbul Lazer Epilasyon Basur Tedavisi Ankara Botoks