tempobet mariobet grandbetting bahis siteleri canli bahis siteleri hacklink

HIRSIZ VAAAR !

Bir dostumun geçtiğimiz günlerde başına gelen bir hadiseyi sizlere aynen naklediyorum.
Bu makale 2015-07-19 15:58:59 eklenmiş ve 2428 kez görüntülenmiştir.
Mehmet Çavuşoğlu Manisa

Dün gece ACİLDEN geldim...
Babam yine düştü, Baya rahatsızdı...
Yaklaşık 6 saat acilde kaldık...
Bayram olmasına rağmen Acilde babamın yine kan testleri, Ak ciğer filmi ve bir sürü testten sonra Serum, iğne ilaç ve bir kuruş para ödemeden eve geldik, iki ayda bir medikalden aldığımız ücretsiz ilaçları yazmıyorum bile...
Gece yastığa başımı koyunca, geçmişte yaşadıklarımız bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti...
Bazen kelimeler boğazınıza düğümlenirde...
Konuşmak istesenizde bir türlü konuşamazsınız...
Yıllar önceydi...
Küçüktüm okuyordum...
Babam aniden rahatsızlanmıştı...
İlk kez hastanelere düşüyorduk, yol yordam hiç bir şey bilmiyorduk...
Evin büyüğü ama gerçekte küçüğüydüm, abim yoktu...
Yaş küçük ama annem hep benim yüzüme bakardı...
Maddi durum kötü olduğu için, bir abi bana yol gösterdi, gidip YEŞİL KART çıkardım, sevincimi hiç unutamam, koşarak annemin yanına gitmiştim, Yeşil kartı yaptım artık babamı tedavi edecektik :))
Babamı alıp sabahın köründe Devlet hastanesine götürdük, Burası hastane değil, düpe düz ahırdı...
Ne ilgilenen var, ne bakan, sırada birbirini ezen insanlar, bağırış çağırış ve tartışmalar...
Günlerce gidip geldik...
Velhasıl babamın kanser olduğunu öğrendik...
Adam acılar içinde kıvranıyor, ama bir türlü yatırmıyor, ilgilenmiyorlardı...
Bazen gözlerimden yaşlar süzülürdü...
Baktım kimse ilgilenmiyor, Babamı alıp eve getirdim...
Komşular ziyarete gelip giderlerdi, bu işeri biraz bilen bir komşumuz dediki, sen doktoru gidip ofisinde görmedikçe babanla asla ilgilenmez yatırmazlar, ofisine git anlaş yoksa babanın durumu kötü dedi.
Hastanede sorduk, şehrin merkezinde en lüks pasajın 2.katında ofisi varmış, Neyse gittimğimde gördümki, o pasajda nerdeyse bütün doktorların ofisi vardı, Kapısını çaldım, neyse yanına gittiğimde, hastanede yüzümüze bakmayan adam, orda bir ilgilendi ki anlatamam, Yok babanın rahatsızlığı Kanser, ameliyat etmezsek bütün vucuduna sıçrar, bir sürü şey saydı, en sonunda o zamanın parası 250 milyon ameliyat için bıçağımın hakkını istiyorum dedi, şimdinin nerdeyse 8-10 milyarı. Yüreğimin yandığını hissettim, elde avuçta para yok, Develt ücretsiz tedavi için bana yeşil kart vermiş, ama doktor o parayı vermezsem resmen ameliyat etmeyeceğini söyledi, yeşil kart meğer hikayeymiş. Adam ofisinde para alıyor, devletin imkanlarıyla ameliyat ediyordu. tamam dedim. Öyle deyince hemen hastaneyi aradı, ve hemşireye bizim bilgileri verdi, yatırılmasını söyledi. Günlerce meğer rüşvet vermediğimiz için sürünüyorduk. Babamı alıp götürdük, yatırdılar, Elde avuçta ne varsa sattık, bir abiden de biraz borç aldık velhasıl o parayı bulup doktora ofisinde verdim. Hayatımda hiç bu kadar kendimden utanmamıştım. Evde yiyecek ekmek yok, biz topladıklarımızı devletin sırtından köşeyi dönen doktora veriyorduk.
Biraz hastaneden bahsedeyim ; Girişte güvenlikten geçmek için kapıda ayağınıza takmak için poşet verir para alırlar, giymeseniz bile o parayı her seferinde vermek zorundasınız, Hastane eski, Tuvaletleri iğrenç, her odada 8 yada 10 tane demir ranza, Cezaevindeki koğuş sisteminden farksız, Akşamları bazen hemşireler çay şeker parası toplar, Oturmak için sandalye yok, refakatçı kalan yandı demek, burda sabah olmaz, zaman geçmez. Refakatçı kalana yemek yok, ancak para öderseniz yemek çıkardı, Akşam odaların kokusu dqayanılmazdı, şimdidki gibi ,banyosu, tuvaleti, televizyonu yoktu. hastane değil, sanki hastaları soymak için kurulmuş bir şirketti. Bıçak parası standart hale gelmiş, ödemeyen asla ameliyata giremez tedavi olamazdı.
Artık günler aylar birbirini kovalıyordu... çok uzun süre hastanede kaldık, Babamı 3 kez lazerle bir kez açık ameliyat yaptılar. Her ameliyat demek o zamanın parası 25 ile 500 milyon arası değişirdi, Elizmide avucumuzda hiç bir şey kalmadı, hepsini rüşvet olarak vermiştik.
Annem babamın başında ve hastanelerin o pis ortamında çok uzun süre kaldığı için midesinden rahastzılık kaptı. Randevu sistemi olmadığı için gecenin bir yarısı kuyruğa girer saatlerce beklerseniz sıra alırdınız. O sıra kuyruğunda beklemek demek ölmek gibi birşeydi. Allah bir daha yaşatmasın, Bir gün Annem için sıra aldım, neyse doktor bir kaç test istedi, annemi aldım götürdüm, bir görevli oturuyor, zaten suratınıza bakmazlardı, kimse bizi adam yerine koymazdı, zerre kadar değerimiz yoktu. Elimdeki kağıdı uzattım, bu testlerin yapılması gerekiyor dedim, adam 3 ay sonra ancak sıra var dedi, kadın ölüyor dedim, hem ortada bekleyen bir kişi bile yoktu, şerefsiz döndü bana dediki, Şu kadar para yatır hemen yapalım dedi, o parayı bulup getirene kadar annem orda kıvrandı. Parasız hiç bir şey dönmezdi...
Artık hastanede bizi tanımayan yoktu, bir gün babamın yanındaki ranzaya bir Vanlı kürt amca yatırmışlardı, Meğer bize yakın bir yerde oturuyorlarmış, amcanın 3 oğlu vardı, baş ucuna filimlerdeki gibi büyükten küçüğe doğu sıralanır beklerlerdi, bir şey istedimi birbirlerine işaret ederlerdi. Çok temiz saf bir aile. En küçükleri benden bir kaç yaş büyüktü, akşamları onunla çay içerdik, Babasının ameliyat olacağını doktorla ofisinde 150 milyona anlaşmıştı. Beraber araştrıdık, çok basit bir ameliyat olduğunu öğrendik. Yarısını peşin yarsını ameliyattan sonra vereceklermiş. Bende gaz verdim, sakın kalanını verme, babam kanser olmasa bunlara para yedirmem dedim. Neyse babası ameliyat oldu, o zaman Kurban bayramı yaklaştı ben babamı alıp eve götürdüm. Hiç unutmuyoruym, bayram namasından çıktım o abiyi gördüm, sarıldık birbirimize, baban nasıl dedim, sorma senin yüzünden Doktorun kalan parasını vermedim, o da babamın hortumlarını sökmedi, Babamı hortumlarıyla alıp eve getirdim, Bayramdan sonra bir daha gidecez mecbur parasını verecez dedi, yoksa adam sökmüyor dedi.
Bugün hastaneleri beş yıldızlı otellere çeviren, Hastanelerdeki BIÇAK PARASI denen rüşveti bitiren, bizi insan yerine koyan Erdoğana HIRSIZ damgası vurdular ya...
İşte bu beni kahrediyor...
Eniştem bir şirkette şöfördü, AS 600 denen bir kamyon sürerdi, Bir gün yanına bindim, Şirket her seferde onlara bir miktar harçlık verirdi, yemek ve çay sigara parası diye. Sakarya'ya kum almaya gittik, İnanın sakaryaya gidene kadar bizi 3 yerde trafik polisi durdurdu, Kamyon şirket arabası olduğu için herşeyi tamdı, Ama polis her durdurduğunda o paranın bir kısmını ruhsatın arasına koyup uzattı, Parayı içinden çıkarıp alır bizi bırakırlardı. Meğer Bu onların çorba parasıymış vermezssen sizi bırakmazlarmış, Rüşvetin adı ÇORBA PARASIYMIŞ, velhasıl 3 yerde bizi durdurdular, o paranın tamamını polislere rüşvet olarak verdik. 
Bugün hangi trafik polisi cesaret edipte sizden çorba parası diye rüşvet isteyebilir?
Emniyette, Tapuda, Hastanelerde, her yerde RÜŞVETİ yolsuzluğu bitiren adam olan Erdoğana namussuzlar Hırsız damgası vurdular. Rüşveti bitiren hırsız olurmu?
Bu ülkede 80 sene çivi çakılmamıştı, siz hiç Hırsız var diye bağıran bir cemaat ve medya gördünüz mü?
Ama Yollar, köprüler, hastaneler, Marmaray, Kanal İstanbul, Avrasya tüneli, Dünyanın en büyük Kocaeli İzmir asma köprüsü, Dünyanın en büyüğü olacak olan 3. Hava Limanı, 3. Köprü, yerli tank, yerli helikopter, Avrupanın deniz üzerinde yapılan ilk hava limanı Ordu-Giresun hava limanı, Milyonlarca öğrenciye ücretsiz dağıtılan kitap ve Bilgisayarlar. Ve bunları yapan adama HIRSIZ damgası vurup sizi aptal yerine koyan bir medya...
Bu ülkede Faizler %70, Enflasyon %70, halk açlık ve sefalet içinde, hatta başbakanlığın önünde üzerine benzin döküp faziler yüzünden kendini yakanlar, Ecevite yazar kasa fırlatanlar, Ve Bu ülkede 26 Bankayı soyup tırlara yükleyip İsviçre bankalarına götrürenler, siz cemaat yada doğan medyasının yada Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerinde tek satır gördünüz mü? Hırsız var diye bağırdıklarını duydunuz mu?
Mesele Hırsızlık ve Yolsuzluk değil anlamıyormusnuz?
Bugün Hırsız var diye bağranlar, bizzat bu ülkeyi soyanların ta kendileri...

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Facebook'ta Bizi Takip Edin.

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR


Arşiv Arama
- -
Anket
Radyo Haber Sitemizi Nasıl Buldunuz
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü








Gazi45Radyosu
Sitemizde yayınlanan ve kaynağı sitemize ait olan haberler, kaynak belirtmek ve bağlantı eklemek koşuluyla başka sitelerde yayınlanabilir. Kaynak belirtmeyen ve bağlantı eklemeyen yayıncılar hakkında hukuki haklarımızı kullanacağımızı saygıyla duyururuz.
© Copyright 2018 Gazi45Radyosu. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi 45 radyosu haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Beşiktaş
Galatasaray
Fenerbahçe
Trabzon spor
Bursa spor
SİYASET
Adalet Bakanlığı
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
EĞİTİM
E-Devlet
M.E.B.
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat
beyliduzu escort bayan pendik escort ankara escort izmir escort